We’re moving! / Taşınıyoruz!

BarınKayaoğlu.com is moving to a new server and undergoing an extensive redesign. We hope to be back with exciting new content in January 2015.

BarinKayaoğlu.com yeni bir sunucuya taşınmakta ve baştan aşağıya yenilenmektedir. Ocak 2015’te heyecan verici bir içerikle tekrar karşınızda olmayı umuyoruz.

Print Friendly
Share/Bookmark

Why Turkey’s Elections May Not Matter

BARIN KAYAOĞLU

30 March 2014

[Yazının Türkçesi için buraya tıklayın.]

Today, 52 million Turks cast their votes in local elections. Although the vote won’t affect the parliamentary majority of Turkey’s ruling Justice and Development Party (AKP), the elections are perceived to be a popularity contest for Prime Minister Recep Tayyip Erdogan, who is mired in a major corruption scandal. Social media users have reported that they’ve never seen such long lines at polling stations. It is expected that these elections will witness the highest participation rates in any election in Turkish history. It seems like Turkey has a chance to change.

Supporters of Erdogan at an election rally, July 2007 (Photo by Ramdam / Wikimedia Commons)
Supporters of Prime Minister Erdogan at an election rally, July 2007 (Photo by Ramdam / Wikimedia Commons)

Some observers, including Al-Monitor columnist Mustafa Akyol, argue that Turkey’s local elections matter because they will act as a predictor for this summer’s presidential election in which Prime Minister Erdogan is expected to run. Today’s vote, observers say, will also help to predict the parliamentary elections scheduled for June 2015 (but may be held at the same time as the presidential election).

But several reasons might make today’s local elections and voting in general an irrelevant practice in the Turkish political context…

[To read the rest of the post, click here.]

Barın Kayaoğlu is finishing his doctorate in history at the University of Virginia. He was recently a Smith Richardson Foundation fellow in International Security Studies at Yale University. You can follow him on Twitter (@barinkayaoglu) and Facebook (Barın Kayaoğlu).

Print Friendly

Türkiye’de Seçimlerin Önemi Kaldı mı?

BARIN KAYAOĞLU

31 Ekim 2014

[For the English version, click here.]

30 Mart’taki yerel seçimlerde 52 milyon seçmen oy kullandı. Bu yazı yayına hazırlandığı sırada kesin katılım oranı belli olmasa da sandık başlarında kuyrukların uzunluğuyla ilgili çıkan haberler oy verme oranının Türkiye tarihindeki en yüksek oran olacağına işaret ediyor. Her ne kadar bu seçim Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) Meclis’teki çoğunluğunu etkilemeyecek olsa da, 30 Mart’tan yolsuzluk ve dinleme skandalıyla bunalan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için bir prestij yarışı olduğu da aşikar. Her ne kadar seçimden AKP galip ayrılmış olsa da, muhalefetin organize olmaya başladığını gören birçok gözlemci Türkiye’de değişim rüzgarlarının estiğini söylüyor.

AKP seçim mitingine katılan vatandaşlar, Temmuz 2007 (Ramdam / Wikimedia Commons)
AKP seçim mitingine katılan vatandaşlar, Temmuz 2007 (Ramdam / Wikimedia Commons)

Seçimlerden önce Al-Monitor yazarı Mustafa Akyol gibi yorumcular 30 Mart seçimlerinin özellikle Ağustos 2014’te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ve aday olması beklenen Başbakan Erdoğan’ın seçilme şansıyla ilgili ipucu vereceğinin altını çizdiler. 30 Mart ayrıca Haziran 2015’de yapılması gereken ancak öne alınması muhtemel genel seçimlerin sonucunu öngörmesi açısından da önemli.

Ancak bazı etkenler 30 Mart yerel seçimlerinin ve genel olarak da oy verme işleminin Türkiye’nin siyasi ortamında anlamını yitirmiş olabileceğine işaret ediyor…

[Yazının tamamını okumak için buraya tıklayın.]

Barın Kayaoğlu, Virginia Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktora adayıdır. Geçen sene Yale Üniversitesi’nin Uluslararası Güvenlik Çalışmaları programında Smith Richardson Vakfı bursuyla misafir araştırmacı olarak görev yaptı. Kendisini Twitter’dan (@barinkayaoglu) ve Facebook’tan (Barın Kayaoğlu) takip edebilirsiniz.

Print Friendly

Can Nude Feminism Succeed in Turkey?

BARIN KAYAOĞLU

22 October 2013

[Yazının Türkçesi için buraya tıklayın.]

Originally founded in Ukraine in 2008 and now headquartered in Paris, the international women’s rights group FEMEN has opened a branch in Turkey. In order to publicize their opposition to what they call men’s “economic, cultural, and ideological oppression” of women, FEMEN activists stage nude protests in public and paint slogans on their naked bodies. Furthermore, given its atheism, the group has also attacked religious symbols and institutions.

Although FEMEN-Turkey is likely to face immense pressure from Turkish authorities because of the country’s restrictive laws on public morality, popular indifference is likely to be a bigger problem. It is fair to speculate that most women in Turkey will shy away from FEMEN because of its nudity. Conversely, most Turkish men, who have much to learn about women’s rights, are likely to miss the point and will focus on the sight of semi-naked women.

Turkey, of course, is no stranger to FEMEN activism…

[To read the rest of the post, click here.]

Barın Kayaoğlu is finishing his doctorate in history at the University of Virginia. He was recently a Smith Richardson Foundation fellow in International Security Studies at Yale University. You can follow him on Twitter (@barinkayaoglu) and Facebook (Barın Kayaoğlu).

Print Friendly

Çıplak Feminizm Türkiye’de Başarılı Olabilir mi?

BARIN KAYAOĞLU

25 Ekim 2013

[For the English version, click here.]

2008’de Ukrayna’da kurulan ve bugün genel merkezi Paris’te olan kadın hakları grubu FEMEN, Türkiye’de şube açtı. Grup, kendi ifadesiyle “erkeklerin kadınlara uyguladığı ekonomik, kültürel, ve ideolojik baskıya direnmek” için topluma açık yerlerde çıplak olarak yaptığı gösterilerle ve vücutlarına yazdıkları sloganlarla nam salmış durumda. FEMEN ayrıca ateist duruşundan dolayı dini kurumlara ve sembollere saldırmasıyla da ünlü.

FEMEN-Türkiye’nin “kamu ahlakı” yasaları yüzünden devlet makamlarıyla sorun yaşayacağını tahmin etmek zor olmasa da grup, asıl sıkıntıyı kamuoyunun ilgisizliğinden çekebilir. Şu aşamada Türkiye’de kadınların büyük çoğunluğunun EFMEN’den çıplaklık mevzusu yüzünden uzak duracağını söylemek yanlış olmaz. Benzer şekilde, kadın hakları konusunda öğrenecek çok şeyi olan Türk erkeklerinin da grubun protestolarının amacını anlamadan çıplak göstericilerin vücutlarına odaklanma riski çok yüksek.

İlginçtir, aslında Türkiye ve FEMEN birbirlerine çok da yabancı değil…

[Yazının tamamını okumak için buraya tıklayın.]

Barın Kayaoğlu, Virginia Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktora adayıdır. Geçen sene Yale Üniversitesi’nin Uluslararası Güvenlik Çalışmaları programında Smith Richardson Vakfı bursuyla misafir araştırmacı olarak görev yaptı. Kendisini Twitter’dan (@barinkayaoglu) ve Facebook’tan (Barın Kayaoğlu) takip edebilirsiniz.

Print Friendly