Eğer Türkler ve Kürtler Delirmedilerse, Kürt Sorununa Bakışlarını Değiştirmek Zorundalar

BARIN KAYAOĞLU

12 Ocak 2012

Albert Einstein’ın en güzel sözlerinden biri şudur: “Delilik, aynı şeyi tekrar tekrar yaptıktan sonra farklı sonuçlar beklemektir.”

Şırnak-Uludere’de 35 vatandaşımızın hava saldırısı sonucu öldürülmesinden sonra ortaya çıkan görüntüler toplumumuzun ve siyasi liderlerimizin gerçekten de delirmiş olabileceğini gösteriyor.

İlk olarak sosyal medya ve haber sitelerinde yapılan yorumlara bakalım: “O ölenlerin orada ne işi varmış?” “Neden kaçakçılık yapıyorlarmış?” “Kesin PKK’lıydılar.” Ve en korkuncu: “Askerimizi şehit ederken iyiydi ama…” Daha sonra ölenlerden birine ait olduğu iddia edilen ve PKK kamplarında çekilmiş resimler ortaya çıktı. (Yani, “ölenler kaçakçı değil PKK’lıydı – o yüzden de öldürülmeyi hak ediyorlardı.”)

Ölenlerin cenaze töreni de düşündürücü görüntülere sahne oldu. Tabutlara PKK bayrakları asıldı ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar atıldı. BDP milletvekili Hafta başında Leyla Zana “PKK’nın silahlı mücadelesinin Kürtler’in tek garantisi” olduğu yönünde açıklama yaptı.

Artık hem Türklerin hem de Kürtlerin bir gerçeği anlamalarının zamanı geldi: İnsanın en temel hakkı yaşama hakkıdır. Yaşam olmadan ne dil, ne din, ne ekonomik, ne de sosyal hakların bir anlamı olur. Ne PKK militanlarının Türk askerini öldürmesi dağlarda mazot kaçıran çocuk yaşta gençlerin öldürülmesini haklı çıkarır, ne de Kürtlerin uğradıkları haksızlıklar şafak sayan çocuk yaşta askerlerin öldürülmesini.

Zaten iki tarafta da en çok garibanların canı yanıyor. Kaçakçılıktan 30 lira kazanmaya çalışırken ölen çocuk da 30 bin lirası olmadığı için askerden yırtamayan çocuk da kodamanların oyununda piyon olarak kullanılıyor.

Bu da bizi şu gerçekle başbaşa bırakıyor: Bir sorunu anlamamaya odaklanmış yapılanmaların o sorunu çözmelerini bekleyemeyiz. AKP ve BDP Kürt Sorunu’nu çözemezler. AKP “Kürt Açılımı” kavramını ortaya atalı üç yıl geçti. Ancak bu üç yılda PKK’yı mazeret göstererek Kürt Sorunu’nun çözümüne yönelik siyasi ve ekonomik adımları da hep geriye itti. BDP de PKK saldırılarının Kürtlerin dertlerine derman olmaktan ziyade acılarını daha da beter hale getirdiğini görmeyi – her zaman yaptığı gibi – reddetmeye devam ediyor.

Türkiye’de insanlar delirmedilerse, Kürt Sorunu’na bakışlarını değiştirmeleri gerekiyor. Kürtler, PKK saldırılarının Türk tarafında bıraktığı ağır travmayı anlamak zorundalar. Benzer şekilde, Türkler de haberlerde izledikleri “PKK militanları etkisiz hale getirildi” türü haberlerde tıpkı şehit olan askerler gibi orada da insanevlatlarının öldüklerini ve bu ölümlerin de Kürtlerde yarattığı travmayı anlamak zorundalar.

Yani “birbirini öldürerek beraber yaşamak” diye bir kavramın delilik olduğunu anlamak zorundalar.

Barın Kayaoğlu, Amerika’da Virginia Üniversitesi’nde Tarih Bölümü’nde doktora adayıdır ve her türlü yoruma, soruya ve fikir alışverişine açıktır. Kendisiyle bağlantıya geçmek için buraya tıklayın.

Ayrıca kendisini Twitter’dan (@barinkayaoglu) ve Facebook’tan (BarınKayaoğlu.com) da takip edebilirsiniz.

Print Friendly

Leave a Reply