Gezi, Erdoğan, Çankaya

BARIN KAYAOĞLU

11 Haziran 2013

[For the English version, click here]

Yangına Körükle Gitmek

Şu ana kadar Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’nin her tarafına yayılan gösterilere karşı takındığı tutum haklı olarak eleştirildi. Ancak yorumların aksine, Başbakan ortamı çaresizlikten ya da öfkesinden ya da internet ortamında sıkça iddia edilen nörolojik ve psikolojik rahatsızlıklarından dolayı germiyor. Başbakan, bilinçsizce yangına körükle gider gibi gözükse de aslında söylediği ve yaptığı şeyleri ölçüp-biçerek ve bir amaca yönelik olarak yapıyor.

Peki Başbakan’ın amacı ne? Çankaya. Ortamı germesi de bu amaca hizmet ediyor.

Her ne kadar sivri dili eskiden beri kendisini gösterdiyse de, Başbakan’ın öfkeyi bilinçli olarak bir “siyasi harp sanatı” olarak kullanması 2007-2008 döneminde başladı. Önce elektronik muhtıra, ardından Cumhuriyet mitingleri, ve son olarak da AKP’ye karşı açılan kapatma davası Başbakan’ı artık ülkenin bütün kesimlerine değil, sadece kendi dünya görüşünü paylaşanlara güvenebileceği konusunda ikna etti. Başka bir deyişle, artık Erdoğan’ın derdi çoğulculuk değil – normalde AKP’ye oy vermeyecek olan ancak muhazakar olan kitleleri yanına çekerek çoğunluğu sağlamak. Erdoğan’ın Perşembe’den beri yaptığı konuşmalarda yalan olduğu ispatlanan göstericilerin “camide bira içtikleri” veya “polise saldırdıkları” iddialarını tekrar tekrar zikretmesi bu yüzden. Bu tür ifadelerin sadece AKP’lileri değil diğer muhafazakar kesimleri de öfkelendireceğini çok iyi biliyor Başbakan. Bu ortamda göstericilere karşı oluşabilecek tepkinin kendisine siyasi rant olarak döneceğinin de farkında. 2007 seçimlerinden ve 12 Eylül 2010 referandumundan önce yaptığı gibi mağduru oynamasının sebebi de bu.

Çankaya İçin Ülkeyi Yakmak

Ancak Erdoğan’ın şöyle bir problemi var: bugüne kadar kendisine çok iyi hizmet etmiş olan ortamı germe taktiği geri tepebilir. Zira şu ana kadar protestolarda (polisin yaptıklarını saymazsak) istisnai olarak ortaya çıkan şiddet genişler ve kontrolden çıkarsa Başbakan’ın 2014’te cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullanacağı “ülkeye asayiş ve ekonomik büyüme getiren adam” imajı çok ciddi yara alır.

Bu da Erdoğan’ın olası seçim stratejisini riske sokar. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Başbakan’ın amacı muhtemelen ikinci tura gerek kalmadan oyların yüzde 50’den fazlasını alarak Çankaya’ya çıkmak olacaktır. Zira ikinci tura kalmak Erdoğan için çok büyük bir risk arz ediyor. CHP ve MHP ideolojik, kavgacı, ve ayrıştırıcı değil, toplumun geniş kesimlerince saygı gören bir bürokratı, sanatçıyı, veya üzerinde “darbeci” lekesi olmayan emekli bir generali aday gösterirse (Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü yeniden aday göstermeleri de çok akılcı olur), seçmenin ikinci turda diğer adayı Erdoğan’a tercih etmesi ihtimal dışı değil.

Başbakan'ın "ten minıt"  düşünmesi gerek.
Başbakan’ın “ten minıt” düşünmesi gerek.

Dolayısıyla Başbakan Erdoğan’ın şu an kendisine sorması gereken iki soru şu: Çankaya’ya çıkmak için Türkiye’yi yakmaya değer mi? Yanan bir Türkiye kendisini Çankaya’yla ödüllendirir mi?

Barın Kayaoğlu, Virginia Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktora adayı ve Yale Üniversitesi’nde Uluslararası Güvenlik Çalışmaları programında da misafir araştırmacıdır. Kendisiyle bağlantıya geçmek için buraya tıklayın.

Ayrıca kendisini Twitter’dan (@barinkayaoglu) ve Facebook’tan (BarınKayaoğlu.com) da takip edebilirsiniz.

Print Friendly, PDF & Email
Share

Leave a Reply