Tag Archives: Süheyl Batum

AKP, CHP, and Taming the Paper Tiger

By BARIN KAYAOĞLU

February 17, 2011

[Yazının Türkçesi için buraya tıklayın.]

Last week’s “paper tiger” polemic between Turkey’s ruling Justice and Development Party (AKP) and the main opposition Republican People’s Party (CHP) has turned into a contest of “who’s going to win more votes by attacking the Turkish military?”

First, CHP Deputy Chairman Süheyl Batum likened the Turkish Armed Forces to a “paper tiger” for staying quiet in the face of retired generals getting arrested for allegedly planning several coups in 2003-2004 (the so-called Ergenekon-Sledgehammer-Cage allegations). Meanwhile, members of the AKP continued to present the allegations as if they’re proven by the courts.

But these statements, similar to Deputy Prime Minister Bülent Arınç’s recent “thank God we didn’t go to war with these generals” remark or his crying “they were going to assassinate me” on TV, may not impress voters. Just like the Turkish military losing prestige whenever it interferes with politics, politicians have likewise lost credibility whenever they tried to get the military involved in politics. The case of Mesut Yılmaz, who had emerged as prime minister in the aftermath of the “soft coup” of 1997 and who had lost power soon after starting a fight with General Çevik Bir (to whom Mr. Yılmaz owed his prime ministry), is revealing.

Obviously, at a time when Turkey is becoming a global actor, it is imperative for the military to subordinate itself to civilian authority. And it is also obvious that the Turkish military weakened both democracy and secularism in Turkey every time it stepped into politics as “the guardian of democracy and the secular Republic.” The 1980 military regime’s introduction of mandatory courses on religion at primary and secondary schools is a good example.

But any sensible person who is not a politician playing with paper tigers will see that, given its geographic location, Turkey needs a powerful military. The international situation has never been this uncertain and dangerous since the end of the Cold War. That so many of those dangerous locations are very close to Turkey makes the Turkish military as irreplaceable as democratic institutions. Add to that the popularity of the Turkish military’s victories in the War of Independence, Korea, Cyprus, Southeast Turkey, and Northern Iraq, we can see more clearly how self-defeating AKP and CHP’s latest efforts are.

If partisans of AKP and CHP aim to convert citizens’ presumed antipathy against the military into votes, they should see how absurd they look: If the Turkish Armed Forces are truly a paper tiger, then why are politicians – be they in power or in opposition – bother with this paper tiger instead of the country’s real problems? And why should we, the voters, turn over the country for another 4 years to those who cannot even tame a paper tiger?

Barın Kayaoğlu is a Ph.D. candidate in history at The University of Virginia. He welcomes all comments, questions, and exchanges. To contact him, click here.

You can also follow him on Twitter (@barinkayaoglu) and Facebook (BarınKayaoğlu.com).

Share

AKP, CHP ve Kağıttan Kaplanı Terbiye Etmek

BARIN KAYAOĞLU

17 Şubat 2011

[Click here for the English version of this article.]

Geçen hafta AKP ve CHP arasında başlayan “kağıttan kaplan” polemiği “kim askere saldırarak daha çok oy kazanacak” yarışına döndü.

Önce CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, Ergenekon-Balyoz-Kafes iddiaları konusunda sessiz kaldığı için Türk Silahlı Kuvvetleri’ni “kağıttan kaplana” benzetti. AKP’liler de Ergenekon-Balyoz-Kafes iddiaları mahkemede ispatlanmış gibi davranmaya devam ettiler.

Ancak bu açıklamalar tıpkı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “iyi ki bu generallerle savaşa girmemişiz” demesi veya “bana suikast düzenleyeceklerdi” diye ağlaması gibi seçmenler nezdinde çok fazla prim toplamayabilir. Zira TSK’nın siyasete karıştığı zamanlarda prestij kaybetmesi gibi siyasetçilerin de kendi çıkarları için askeri siyasete karıştırmaları daha önce de geri tepmişti. 28 Şubat sürecinden Başbakan olarak çıkan Mesut Yılmaz’ın koltuğunu borçlu olduğu Orgeneral Çevik Bir’le uğraşması ve kısa bir süre sonra hükümetinin düşmesi buna iyi bir örnektir.

Küresel bir oyuncu olmaya başlayan Türkiye’de askerin demokratik yollarla seçilen hükümetlerin otoritesini kabul etmesi tabi ki zorunludur. Ve tabi ki askerin “demokrasinin ve laik Cumhuriyet’in bekçisiyim” diyerek geçmişte siyasete müdahalesi Türkiye’de hem demokrasiyi hem de laikliği zayıflatmıştır. 12 Eylül rejiminin okullara koyduğu zorunlu din dersleri buna iyi bir örnektir.

Ancak kağıt işlerine boğulan siyasetçiler dışında biraz aklı olan herkes Türkiye’nin coğrafi konumundan dolayı güçlü bir TSK’ya ihtiyacı olduğunu görecektir. Soğuk Savaş’ın bitiminden beri uluslararası ortamın ilk defa bu kadar belirsiz ve güvensiz olması – ve birçok güvensizlik merkezinin Türkiye’nin hemen dibinde olması – TSK’yı demokratik kurumlar kadar vazgeçilmez kılmaktadır. Bunun üzerine askerin Kurtuluş Savaşı’nda, Kore’de, Kıbrıs’ta, Güneydoğu’da, ve Kuzey Irak’ta kazandığı zaferleri de eklersek aslında AKP ve CHP’nin son günlerdeki kavgalarının kendileri açısından ne kadar zararlı olduğu daha da netleşir.

AKP’lilerin ve CHP’lilerin amacı son zamanlarda seçmende askere karşı oluştuğunu düşündükleri antipatiyi oya çevirmekse düştükleri şu bariz çelişkiyi de es geçmesinler: Eğer TSK gerçekten kağıttan kaplansa, o zaman iktidarıyla ve muhalefetiyle Türkiye’de siyasetçiler neden ülkenin gerçek sorunlarından ziyade kağıttan bir kaplanla uğraşıyorlar? Ve neden biz seçmenler kağıttan bir kaplanı bile terbiye edemeyenlere Türkiye’yi 4 yıllığına daha emanet edelim?

Barın Kayaoğlu, Amerika’da Virginia Üniversitesi’nde Tarih Bölümü’nde doktora adayıdır ve her türlü yoruma, soruya ve fikir alışverişine açıktır. Kendisiyle bağlantıya geçmek için buraya tıklayın.

Ayrıca kendisini Twitter’dan (@barinkayaoglu) ve Facebook’tan (BarınKayaoğlu.com) da takip edebilirsiniz.

Share